Blog ve Yazılar Hakkında

Uzun zamandır etrafımdan gelen gezdiğim yerler hakkındaki gözlemlerimi yazmam konusundaki önerilere karşılık olarak bu blogu coşkuyla açıyorum. Şu an sadece Güney Afrika notları olabilir. Eğer coşkuyu kaybetmezsem sıra ile diğer gezilerimi de buraya ekleyeceğim. …..
dedim ve Pakistan’ı da ekledim. Sırada Hindistan var….
dedim ve Hindistan’ı da ekledim. Sırada Amerika var….
demişim ve Amerika’yı yazmışım, hatta Suudi Arabistan’ı bile yazmışım. Sırada Singapur var…
dedim ve ekledim. Sıradaaaaaa Rusya ya da Ukrayna var. Daha karar veremedim. Belki ikisi tek yazıda çıkabilir….
dedim ve Ukrayna yayında. Rusya başka bir yazı olarak gelecek. Sırada Çin var….
dedim ve hepinizi ters köşeye yatırdım, Hollanda yayında. Sırada ne var açıkçası ben de bilmiyorum. İtalya olabilir, Çin olabilir, Beyrut bile olabilir… Hep birlikte göreceğiz….
dedim ve İtalya ile geldim. Bir sonra yazacağım ülkeyi şu an ben bile bilmiyorum. Bileniniz varsa söylesin de rahat edeyim….
dedim ve Fransa geldi. Hep Çin’i yazayım diyorum ama bunu der demez bir Çin gezisi daha gündeme geliyor sonra erteleniyor…. Çin’e en az bir kere daha gitmeden, farklı 2 şehrini daha görmeden Çin İzlenimlerimi yazmayacam. Sırada neresi, doktora tezi ne olacak hala bilmiyorum.

dedim ve İsveç geldi. Ama sıra gerçekten Çin’de… 3 hafta sonra uzun bir yolculuk var Çin’e…

————-

Blogum artık yavaş yavaş belirli bir olgunluğa kavuştu, kendi tarzını oturttu gibi hissediyorum. En azından geri dönüp ilk yazılarıma baktığımda anlatımdaki farklılar gözüme batar hale geldi. Ben de artık blogum hakkındaki düşüncelerimi yazayım dedim.

Yazılarımı “Gezi Yazısı” kategorisi altında toplasam da diğer gezi bloglarını okudukça pek onlara benzemediğini görüyorum. Çok temel farklılıklar var. Gezi yazısı denilince insanlar “Bu sabah kalktım, hava yağmurluydu. Mehmetle çıktık. Kahvaltıda krep yedik, sonra kahve içtik. Pek de güzeldi.” gibi şeyler yazıyor. Hal bu olunca kendi yazdıklarım pek gezi yazısı gibi gelmemeye başladı. Soranlara blogumu “Kültürel farklılıklar, adetler ve  yaşam biçimleri temelinde, gözüme takılan bana göre ilginç şeyleri yazıyorum” diye anlatıyorum. Ülke hakkında önemli bir farkı anlatmama yardımcı olmayacaksa kişisel deneyimlerime neredeyse hiç değinmemeye çalışıyorum.

Etrafımdan, tanıdık tanımadık sürekli blogumla ilgili güzel sözler, yorumlar duyuyorum. Kimler nasıl ulaşıyor, vakit ayırıp okuyor şaşırtıyor beni. Bir de arama motorlarından gelenlerin arama kriterleri var. İki üç günde bir girip bakıyorum bu listeye, kimler neler yazarak sitemi bulmuş diye. Ne arama cümleleri giriyor insanlar anlatamam. Sadece onları yayımlasam belki bu blogdan daha fazla insan okur.

Bir saf grup var; naif bir şekilde Google’a soru soruyorlar. “Arabistan’a giderken yanıma nasıl kıyafetler almalıyım acaba?” gibi aramalar görüyorum. Ya da “Pakistan’daki kadınların giydikleri kıyafetlerin adı nedir?” gibi öğretmenine soru sorarcasına  arama yapıyorlar.

Bir uzman araştırmacı grup var; tamamen key wordlerle nokta atışı yaparak aramışlar. Ama bu grup çok kalabalık değil.

Bir de “abaza” grubu var; Ukrayna yazısına kadar bu gruptan az ziyaretçim vardı. Bugünlerde sürekli “Ukrayna’da nasıl kız tavlanır”, “Ukrayna’da en çok kız nerede bulunur”, “Kiev’de bardan nasıl kız çıkarılır” cümlelerini görüyorum. Ukrayna öncesi bu grubun en popüler aramaları hostesler üzerineydi. Pakistan ve Suudi Arabistan yazılarımda hostes kelimesi geçtiği için tüm hostes fantezisi aramalarına meze oldu güzelim yazılarım. Hostes konusunun bu kadar popüler olacağını bilememişim.

WordPress hangi linke kaç kere tıklandı istatistiğini de veriyor. Bu rakamlara göre tüm blogdaki en popüler link Ukrayna yazısındaki transparan popo fotoğrafı ile Kiev’deki meydanda soyunan kızların daha tam soyunmamış halindeki fotoğrafı. En tenha günde en az 50 kişi bu fotoğraflara tıklıyor.

Sonuç olarak 7/8/9/10 ülke oldu. Daha yazacak 30 kadar ülkem var. Sıra ile onlar da gelecek. Bugünler de ziyaretçi sayılarım haftada binler mertebesinde. 10 binleri heyecanla bekliyorum.

Ha bu arada çok soruluyor, “Evet sitedeki tüm fotoğrafları ben çektim”.

Kamil Sözen

  1. #1 by amerika günleri on 18 Ekim 2012 - 04:33

    harika bir site. hemen takibe geçiyorum.

  2. #2 by Esin on 11 Mart 2014 - 23:35

    Zevkle takip edeceğim.. 🙂

    • #3 by Kamil on 11 Mart 2014 - 23:39

      Hoşgeldiniz. 🙂

      • #4 by Esin on 11 Mart 2014 - 23:42

        Hoşbulduk 🙂 bi arkadaşımın tavsiyesiydi. Yine herzamanki gibi yerinde bir tesbit olmuş. Biraz dolaşacağım izninizle buralarda :))

  3. #5 by Adem on 20 Ocak 2016 - 21:24

    Tüm yazılarınızı okudum. Yazılarınızfa kullandığınız üslubunuz ve insanı sıkmadan akıcı anlatım tarzınıza başımızdan geçen olaylar eklenince yazının sonu hemen geliyor 🙂 Özellikle çin yazınız yazının uzunluğu ve detaylara daha çok değindiğiniz için beğenimi ve dikkatimi çekti.
    Sıradaki yazınızı bekliyorum.

    • #6 by Kamil on 21 Ocak 2016 - 12:10

      Çok teşekkür ederim 🙂

  4. #7 by gül on 31 Mart 2016 - 09:02

    bir Ülkeye gittiğim zaman incelemekten en çok haz duydugum konular yazılarınızda mevcut. bende neden sacma ayrıntılarda boğulup seyahatlerın asıl amacı olan ogrenılmesı gereken yaşam farkları uzerınde durmuyor gezı yazıları yazanlar dıyordum:) sonunda sanırım takıbe deger bırıne ulaştım. emegınıze saglık:)

  5. #8 by adnan atilla on 28 Mayıs 2016 - 14:26

    Kiev yazınızı keyifle okudum.Mükemmel.Adnan ATİLLA

  6. #9 by tgctkkn on 26 Ağustos 2016 - 16:13

    Her yazınızı okudum çok akıcı bir diliniz var sizi okumak sizinle birlikte yeni yerler keşfetmek çok zevkli. Başarılarınızın ve gezilerinizin devamını diliyorum:)

    • #10 by Kamil on 26 Ağustos 2016 - 16:17

      Çok teşekkür ederim.
      Buradaki yazılar bitti ise Facebook’taki sayfaya da bekleriz. 🙂

  7. #11 by Canan on 12 Şubat 2017 - 12:53

    Merhaba bloğunuzu yeni keşfettim hollanda ile ilgili merak ettiklerimi çok güzel anlatmışsınız hollandaya gitmek istiyorum ama uçak fobim var uçak fobisi olanlar için önerileriniz varmıdır teşekkürler

    • #12 by Kamil on 17 Şubat 2017 - 20:37

      Merhaba,
      Açıkçası ne diyebilirim ki 🙂
      Sakinleştirici alarak binenler var.
      Bir de THY nin uçak korkusu için bir merkezi var. Uçak kabini şeklinde bir simulatör de bu korkunuzu yenmeniz için yardımcı oluyorlar.
      Bence de ilk adımı atıp bir kaç kere uçtuktan sonra rahat edeceksiniz. Karayolu ile nereye kadar sonuçta 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: